Öğütülmüş kömür ve bunun gibi yanıcı maddelerin tozlarından meydana gelen yangınların ve patlamaların nedenleri, engelleme ve korunma yöntemleri

ABD, Louisiana, 14-06-2013. Williams Geismar Fabrikası


Yanıcı tozlardan kaynaklanan yangın ve patlamaları, diğer yakıtlara göre tamamen farklı özellik göstermektedir. Tehlikeleri bilmek ve anlamak, daha güvende olmak için ilk adımdır.

Toz patlamaları kapalı bir ortamda bulunan yanıcı partiküllerin aniden yanmaları ile başlar. Bunu takiben yüksek sıcaklık ve ani basınç artışı meydana gelir.

Yeterli ve uygun şekilde önlem alınmamış kapalı ortamlarda, anı sıcaklık artışlarından meydana gelen basınç yükselmeleri nedeni ile ekipmanlarda ve çevresinde patlamalar sonucunda çok büyük hasarlar oluşabilir.

Yangının başlaması için, üç elemanın birlikte bulunması gerekmektedir. (Yangın üçgeni)
1- Yakıt – yanıcı malzeme
2- Oksijen – yakıcı madde
3- Tetik kaynağı/Sıcaklık

Bunların herhangi birisinin ortadan kaldırılması ile yangın imkansız hale gelecektir.
Örnek olarak, ortamda oksijen bulunmaz veya risk oluşturacak seviyelere çıkması engellenirse, yanıcı madde miktarı ve sıcaklık, tetik kaynağı ne kadar güçlü olursa olsun yangın oluşmayacaktır.
Aynı şekilde eğer sıcaklık-tetik kaynağı yeterli değilse,  yakıt ve oksijen birlikte, ne kadar yoğun olursa olsun, yangına neden olamaz.

Patlamanın olması için ise, beş elemanın birlikte bulunması gerekmektedir. (Patlama pentagonu)

1- Yakıt – yanıcı malzeme
2- Oksijen – yakıcı madde
3- Tetik kaynağı/Sıcaklık
4- Ortamda asılı halde malzeme-toz bulutu
5- Kapalı ortam (/P)

Bu elemanlardan herhangi birinin etkisiz hale getirilmesi ile patlamanın oluşması engellenmektedir.

İnce öğütülmüş toz kömür veya farklı yanıcı tozlar, (ÖR. şeker ve alüminyum tozu) çok şiddetli patlamalara neden olabilir.

YANGIN / PATLAMA =
Yanıcı malzeme tozu > 15 g/m3 + oksijen + tetikleme

08-02-2008 tarihinde ABD de, Imperial Şeker Fabrikasında şeker tozunun yanması ve patlaması ile meydana gelen kazada 14 kişi hayatını kaybetmiş, 60 dan fazla işçi ise yaralanmıştır. İkincil patlamalar geniş bir alanda çok büyük hasarlara neden olmuştur.

Yanabilen her türlü malzemenin biriken veya stoklanan tozlarının tetiklenmesi ile (statik elektrik, metal ekipmanlardan çıkan kıvılcım veya bir sigara ateşi vb) patlama meydana gelebilir.

Sadece ABD de son 30 yılda, hububat silolarında, şeker fabrikalarında ve çeşitli gıda malzemeleri işleyen fabrikalarda 300 den fazla patlama meydana gelmiş ve 120 den fazla çalışan hayatını kaybetmiştir.

İçten içe yanma bulunan bir silo gövdesinde bir delik açıldığında meydana gelebilecek bir senaryo.
Imperial Şeker Fabrikası – İkincil patlamadan sonra fabrikanın tamamı enkaz haline gelmiştir. ABD.

Yangın ve patlama için birlikte bulunması gereken elemanların kesintisiz olarak izlenmesi, yangın ve patlamaların engellenmesi açısından hayati önem taşımaktadır…

İşletmelerdeki, yakıt, kömür öğütme, stoklama ve sevk sistemlerinde, yangın ve patlamalara neden olabilecek şartlar birlikte bulunmaktadır.

Proses gereği yangın ve patlamalara neden olabilecek şartlar aşağıda açıklanmaktadır.

1-Yakıt-yanıcı malzeme olarak kömür, sürtünme ve öğütmeden kaynaklanan ısı artışları,
2-Mekanik ve elektrikli ekipmanlardan dolayı meydana gelebilecek kıvılcımlar yani tetikleme kaynakları,
3- Malzeme kaçaklarının önlenmesi için kapalı ortam,
4- Öğütme sevk ve stoklamadan kaynaklanan, asılı halde yanıcı malzemeden oluşan toz bulutu ve buna benzer elemanlar.

Oksijen :

Bu durumda “oksijene” dikkatinizi çekmek isteriz.
Diğer yanma ve patlama riski oluşturan elemanların kontrol edilmesi ile birlikte, oksijen oranının, sürekli ve kusursuz bir şekilde ölçülmesi hayati önem taşımaktadır.

Kömür öğütme tesisleri ve ekipmanlarında, emniyet ile ilgili parametrelerin ölçülmesinde güvenilir sonuçların alınması, yangın ve patlamaların önlenmesi açısından en önde gelen değerlerdir. Kritik seviyelere ulaşılmadan etkin, güvenilir bir uyarı sistemi ile inertizasyon, yangın ve patlama önleme sistemi devreye girebilmeli, inertizasyon sistemi ise gerekli önlemeyi yapabilecek beceri ve yeterlilikte olmalı ve ortamı, yanma ve patlama özelliklerine karşı durağan halde tutabilmelidir.

Kanun, yönetmelik ve standartlara uygunluk

ATEX kararnamesine göre; yanıcı ve patlayıcı malzemelerle ilgili olan, ölçme, analiz, kontrol sistemleri, patlama kapakları ve siloların gerekli standartları sağlaması kesinlikle zorunludur.

Gaz analiz sistemlerinin prensipleri, kesinlikle, aşağıda belirtilen yönetmeliklere uygun olmalıdır.

Alman VDI 2263/2
Uluslararası CEN/TR 15281/2006
Alman BGV C15
ATEX Avrupa (94/9/EC)
Alman VDE…

Bununla birlikte; İş kazaları kapsamında, sigorta firmaları ile birlikte yapılan calısmalar sonucunda çıkarılan kanunlar ile, patlayıcı ve yanıcı malzeme kullanan – taşıyan – ekipman üreten tarafların kesin olarak uymaları gereken yönetmelik ve güvenlik ile ilgili yükümlülükleri belirlenmiştir.

Bunlar :
Uluslararası seviyede ATEX
buna ek olarak CEN/TR 15281,
VDI 2263-2
ve
BGV C15 tüzük ve yönergeleridir.

Toz yangın ve patlamalarını etkileyen faktörler

1- Yakıt :

Kömürün patlama kabiliyetini etkileyen özellikleri :

Tane çapı, uçucu oranı ve miktarıdır.

Kömür güvenle kullanılan etkili  bir yakıttır, ancak, özellikle partikül çapının küçültülmesi ile, kurutucularda, siklonlarda, filtrelerde, yakma sistemlerinde, değirmenlerde, silolarda, bunkerlerde ve diğer işletme veya sevk sistemlerinde, patlama tehlikesi yaratmaktadır.

Yaşanan tecrübelere göre, 20-mesh elek altında tane çaplı maden kömür tozları patlama tehlikesi oluşturmaktadır. Bunların tane büyüklükleri 841 mikrona kadar olup, toz patlamalarını oluşturan en iri tane çaplarıdır.

Tane çaplarının küçülmesi ile, daha şiddetli patlama tehlikesi oluşur. Öğütülmüş kömür yakan işletmelerde genel olarak,  kömürün % 85 kadarı 200-mesh elek altında, (74 µm) bulunmaktadır. Tane çapları küçüldüğü oranda, taneciklerin tetiklenmeleri için gerek duydukları enerji miktarı ve ısı ihtiyacı daha düşük olacaktır.

Ayrıca küçük taneler arasındaki ısı transferi daha hızlı olduğundan, bu incelikteki kömür tozlarının patlamaları daha yüksek basınç oluşturacak ve patlama anındaki basınç artışı daha yüksek oranda gerçekleşecektir.

Uçucu oranı da kömür patlamaları ile ilgili önemli bir elemandır; uçucu madde ile kömür karbon toplamının bölünmesi ile bulunur.

0.12 değerinin üzerinde uçucu oranına sahip olan kömürlerin patlama tehlikesi oluşturduğu tespit edilmiştir.

Tüm maden kömürleri bu sınıf içindedir. Antrasit ise, uçucu oranının 0.12 ve altında olması nedeni ile patlama tehlikesi oluşturmaz ancak yangın tehlikesi devam etmektedir

Patlama için gerekli bir eleman da, yeterli yoğunlukta kömür tozunun bulunmasıdır.

Asgari patlama yoğunluğu demek, yeterli bir tetik kaynağının olması halinde patlamaya neden olacak ve etrafına hasar verecek güçte bir basınç oluşturacak, asılı halde bulunan asgari toz miktarı olarak tanımlanabilir.

Yüksek uçuculu maden kömüründe, asgari patlama yoğunluğu 50- 100 g/m³ seviyesindedir. Bir başka deyişle, eğer tabanda ayak izleri belirgin oluyor veya duvarlarda kömür tozu gözlenebiliyorsa, bu bölgede patlama oluşturabilecek yeterli kömür tozunun bulunduğu söylenebilir.

Normal öğütme şartlarında, ortam, yukarıda belirtilen asgari patlama yoğunluğunun üzerinde bulunmaktadır.

Bayer CropScience Fabrikası 2008

 2- Oksijen :

Öğütme sistemlerinde, kömür tozu yoğunluğu yanma limitlerinin altında olsa bile,  kurutma ve sevk için kullanılan havada yeterli miktarda bulunan oksijen, kömür toz bulutunun yanması, patlaması için gerekli ortamı yaratmaktadır.

Yüksek nemli kömürlerin kurutulmaları sırasında ise meydana gelen su buharı, kurutma havasında bulunan oksijen seviyesinin azalmasına neden olacaktır.

Bu azalma ile, patlamanın gerçekleşmesi halinde, basınç artış oranı ve azami basınç değerleri daha düşük kalacak, ancak oksijen yoğunluğu % 13 seviyesinin altına düşürülmeden güvenli ortam sağlanamayacaktır.

Kömürün kömürleşme derecesi düştükçe ve uçucu miktarı arttıkça, yanma için gerek duyulan oksijen miktarı azalmaktadır.

3- Tetikleme Kaynakları :

Öğütme sistemlerinde birçok tetikleme kaynağının bulunması mümkündür.

Değirmenlerde, sürtünmeden meydana gelen kıvılcımlar, kontrol dışında sisteme girebilecek metal parçaları ve diğer yabancı maddeler nedeni ile oluşabilecek kıvılcımlar bir tetikleme kaynağı olabilir. Ayrıca kömür içinde bulunan sert parçalar, pirit veya taş parçaları da birer tetik kaynağı olabilir.

Bu malzemeler, birbirlerinin ve/veya değirmenin hareket eden bir parçasının etkisi ile, yangın ve patlama oluşturabilecek yeterlilikte sıcaklık ve kıvılcıma neden olabilirler. Kopan oluk plakaları damper, veya fan kanat parçaları da sürtünme kaynaklı kıvılcımlara neden olabilir.

Yüksek sıcaklıktaki kurutma havası bile, bazı şartlar altında kömür yığınlarını ateşleyebilecek yeterli sıcaklığı sağlayabilir. Stok sahalarında bulunan sıcak kömürlerin değirmenlere beslenmesi de tetiklemeye neden olabilir.

Ayrıca hasarlı elektrik tesisat ve ekipmanları da yeterli birer tetik kaynağı olmaktadır.

Toz tabakalarının kalınlaştıkça ısıyı daha hızlı emmeleri ve daha çok muhafaza etme yetenekleri nedeni ile, sıcak yüzeyler üzerinde, tabaka halinde bulunan kömür tozlarında, tabaka kalınlığı arttıkça, minimum yanma sıcaklığı hızla düşmektedir.

Kömür toz bulutunun asgari yanma sıcaklığı; kurutulmuş linyitlerde 425°C den başlayarak, antrasitlerde 800°C değerleri arasındadır. Maden kömürlerinin tipik tutuşma derecesi 500 ila 625°C  arasındadır.

Kömür tozu tabakasında, içten içe yanmaları oluşturacak sıcaklık değeri oldukça düşüktür. Bazı maden kömürleri 160°C altındaki sıcaklıklarda tutuşabilirler.

Kömür toz bulutunu ateşleyebilecek elektrik enerjisi 30mJ den başlayarak, kömür cinsi ve türbülans hızına göre artmaktadır.

Öğütme tesislerinde ünitelere içten içe yanarak gelen malzemeler önemli bir tetik kaynağını oluşturmaktadır. Örnek olarak başlıca tetik kaynaklarını sıcak yüzeyler, alevler ve sıcak gazlar, mekanik kaynaklı kıvılcımlar, elektrikli ekipmanlar, statik elektrik olarak sayabiliriz.

 

 

Tesislerde (kömür tozu gibi malzemelerden) çevre temizliğine çok dikkat edilmelidir. Aksi halde biriken tozlar hem tetikleme hem de ikincil patlamalara neden olabilir.

4- Ortamda Asılı Halde Bulunan Malzeme – Toz Bulutu ve Kapalı Ortam  :

Patlamanın meydana gelmesi için kapalı bir ortamda yanıcı malzeme tozunun hava içinde asılı olarak bulunması gereklidir.

Bu nedenle; kömür toz bulutunun görüldüğü kapalı ortamlar kesinlikle patlama riski olan bölgelerdir.

Bu şartlar altında, sadece bir tetikleme ile patlama gerçekleşebilir.

20 Şubat 2003 tarihinde patlama ve yangın sonucunda, ABD Kentucky de bulunan, otomobiller için izolasyon malzemesi üreten, CTA Acoustics fabrikasında, 7 çalışan hayatını kaybetmiş 37 kişi de yaralanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda, üretim alanında reçine tozu konsantrasyonu ve arızalı bir fırından kaynaklanan kıvılcım sonucunda toz patlamasının yaşandığı belirlenmiştir.

Bu patlama  küçük de olsa, patlamanın hızı ve süresine göre oluşan hava akımı sayesinde, tabanda, ekipmanlarda, kiriş veya duvarlarda, tabakalar halinde bulunan yanıcı malzeme tozları yerlerinden kalkarak toz bulutu haline geçecekler ve bu nedenle ikincil bir patlama söz konusu olacaktır.

Genel olarak, kömür tozu patlamalarında, hava 300 km/saat den daha yüksek hıza ulaşmaktadır. Yaratılan patlama basıncı 90 psig, azami basınç artış hızı ise 2000 psi/sn (barg) olarak gerçekleşmektedir.

Bu parametreler, kapalı bir ortamda toz bulutu halinde bulunan ve tetiklenen yanıcı tozların, şiddeti ve yok edici gücü hakkında bazı öngörülere sahibi olmak açısından oldukça önemlidir.

Yukarıda verilen parametrelere bakıldığında, azami basınca ulaşmak için geçen sürenin sadece 0.045 saniye olduğu görülmektedir.

İşletmede kullanılan ekipmanlar her zaman meydana gelen patlamalara dayanıklı olamayacağından, fabrika içinde çevreye temizliğine gösterilen özen büyük önem taşımaktadır. Bir ekipmanda meydana gelen patlamadan çıkan alev ve basınç fabrika içinde başka bir noktada bulunan tozları bir anda bulut haline getirerek ikincil bir patlamaya neden olabilir.

Bu ikincil patlamalar fabrika ve personeline verdiği zarar açısından daha etkili olmaktadır.

Kapalı Ortam : Patlama için mutlaka ihtiyaç duyulan bir elemandır.

Kapalı ortamı; yanıcı malzemelerin ince taneciklerinden oluşan toz bulutlarının bir arada kalmasını sağlayacak bir yer (ör. silo, filtre, değirmen vb.) olarak tarif edebiliriz.

Büyük bir ateş topu oluşarak tetiklemenin gerçekleşmesi hali dışında, tanecikler arasında yakınlaşma olmazsa, ısı transferi meydana gelemez. Malzemelerin bulunduğu ortam kapalı olmazsa, patlamayı yayıcı özellik de bulunmaz.

Eğer tabanda bulunan kömür tabakası içten içe yanmakta iken bu tozlar bir şekilde havalanır ve toz bulutu haline geçerse, büyük olasılıkla, patlama kaçınılmaz olacaktır.

Örnek olarak patlamanın meydana geldiği bir öğütülmüş kömür silosunda patlama kapağı vasıtası ile yeterli havalandırma yapılabilir, bir başka deyişle, patlama silo içinden atılabilir ise, kapanlama ortamı durağan hale gelir ve sadece patlama kapağından atılmaya zorlanan kömür tozu yanarak, ekipman içinde bulunan yanmamış kömür tanecikleri zemine düşerler.

Kapalı ortamın içinden patlamanın atılması ile, hava hızı düşer, diğer kömür tozlarının bulutlanması önlenir, ve patlama sona ermiş olur. Ancak yangın devam edebilir.
Bu nedenle patlama kapağı hemen ve otomatik kapanmalı oksijen girişi engellenmelidir. Aksi taktirde yangın devam edecektir.

Patlama kapaklarında vakum koruması bulunmalıdır, aksi taktirde, patlamadan sonra oluşacak vakum nedeni ile silo içe doğru emilerek hasar meydana gelecektir.
Toz kömür silosunda meydana gelen patlamadan sonra oluşan vakum hasarı nedeni ile tamamen kullanılamayacak hale gelen bir silo.

5- Tozların Kendi Kendine Isınması :

Öğütülmüş kömürlerde, yanma ve patlamaya neden olabilecek, diğer önemli bir doğal özellik de, içten yanma ve kendi kendine ısınma özelliğidir. İçten içe yanma; kömür yığınının o halde belli bir süre beklemesi ile gerçekleşir. Kendiliğinden okside olur ve ekzotermik bir reaksiyona neden olarak, sıcaklık ve/veya aleve neden olabilir.

İçten içe yanmalara neden olan ana faktörler :

5-I – Metamorfizma / kömürleşme derecesi düşük olan kömürlerde, kendi kendine ısınma eğilimi artmaktadır.

Düşük dereceli kömürler, linyit ve alt-maden kömürleri olup, tipik olarak daha yumuşak, kolay ufalanan, yüksek nem, düşük karbon yüzdeli ve daha düşük kalorilidir.
Yüksek dereceli kömürler tipik olarak daha sert, sağlam, daha yüksek karbon oranları, dolayısı ile yüksek kalori değerlerine sahiptir. Nem oranları daha düşük olan bu tür kömürlerin en üst noktası Antrasit tir.

5-II – Hava akış oranı : Kömürün yüzeyinde yeterli oksijen yoğunlaşmasını sağlayan ancak soğutmak için yeterli olmayan hava akımları ile, kendiliğinden ısınma eğilimi artmaktadır.

5-III – Tane Boyu : İncelik arttıkça, yüzey alanı artmakta olup, kendiliğinden ısınma eğilimi de artmaktadır.

5-IV – Kömür ve Havadaki Nem Miktarı : 100°C altındaki sıcaklıklarda, nem emişinden dolayı meydana gelen sıcaklık üretim oranı, oksidasyondan dolayı meydana gelen sıcaklık artış oranını geçer.

Düşük dereceli kömürler, eğer kurutulmuş ve nemli havaya maruz bırakılmışlarsa, kendiliğinden ısınmaya karşı daha hassas duruma gelmektedirler.

5-V – Sıcaklık : Oksidasyon oranı sıcaklığın direk bir işlevidir. Sıcaklık arttıkça, kömürün oksijen ile olan reaksiyon oranı artmaktadır.

5-VI – Saflık : Kömürde bulunan pirit gibi kükürt mineralleri, kendi kendine yanma özelliğini artırmaktadır. Bunun etkili olabilmesi için bu oranın genel olarak %2 den fazla olması gerekmektedir.

5-VII – Yığın Şekli : Kömür stoklarının derinlik ve şekilleri de kendi kendine yanma özelliklerini etkilemektedir. Burada kömürün derecesi, parça büyüklüğü, nem miktarı, hava geçirgenliği, yığının geometrik şekli ve hava en önemli faktörlerdendir.

6- Öğütülmüş Kömür Siloları :

Güvenlik amacı ile, kısa süreli tüketimleri karşılayabilecek kapasitelerde yapılan öğütülmüş kömür siloları, kömür öğütme sistemlerinde meydana gelen arıza ve bakımlar nedeni ile, fırın duruşlarına sebep olabilmektedir. Bu nedenle gün geçtikçe daha büyük kapasiteli silolara olan talep artmaktadır.

Yüksek kapasiteli öğütülmüş kömür silolarının emniyetli bir şekilde işletilebilmesi ise oldukça ileri teknoloji ve bilgi birikimi gerektiren ekipmanlarla sağlanmaktadır.

Silo çatı kısmı, gövdesi, konisinin geometrik yapısı, patlama kapakları, CO2  inertizasyon sistemi, boşaltma sisteminden, izolasyonlarına kadar bir bütün olarak, yangın ve patlamalara karşı önlemleri alınmış yüksek kapasiteli toz kömür silolarında 1000 tondan fazla öğütülmüş kömür stoklanabilir.

Paçal oranlarında yapılacak bir değişikliğin fırına en kısa sürede yansıtılması amacı ile, genelde  çift silo kullanılmaktadır.

Bu konuda detaylı bilgiyi web sitemizin korumalı silolar sayfalarında bulabilirsiniz.

Thorwesten toz kömür siloları ülkemiz dahil dünya çapında yaygın olarak kullanılmaktadır.

7-  İşletme Esnasında Kömür Tozunun Birikmesi :

Kömür öğütme, stoklama, filtreleme sisteminde bazı ölü noktalarda biriken tozlar yangın ve patlama tehlikesi oluşturur.

Yerlerde biriken yanıcı tozlarda ayakkabınızın izi kalıyorsa patlama riski bulunmaktadır.

8- Plansız Duruşlar :

Çeşitli nedenlerle kömür ile ilgili ekipmanlarda meydana gelen duruşlar sonrasında, eğer duruş engellenemez, örneğin değirmenden kömür alınamazsa, kritik değerlere ulaşılabilir ve devreye alma esnasında yangın ve patlamalara neden olunabilir.

Değirmenlerde, filtrelerde ve bunkerlerde meydana gelen yangınların birçoğu plansız duruşlar sonrasında meydana gelmekte olup, değirmen ve siklonlarda meydana gelen patlamalar ise genellikle devreye alma esnasında yaşanmaktadır.

Bunlara neden olan en etkin faktör; oksijendir.

9- Torbalı Filtreler :

Çimento sanayinde yangın ve patlamaların yaşandığı ekipmanların başında torbalı filtreler gelmektedir..

Yeni öğütülmüş, yüksek sıcaklıktaki, kömür, siklondan çıkarak kurutma hava sisteminden ayrılmak üzere torbalı filtreye gelirken oksidasyona karşı oldukça hassas durumdadır.

Kendiliğinden yanma özelliğinin duruşlar esnasında artması ile yanma olasılığı yükselirken, kömürün uçucu unsurlarından ayrılması da yanma ve patlamalara katkıda bulunabilir.

Patlama ve Yangınların Önlenmesi :

YANGINLARI SÖNDÜRMEYİN

İnertizasyon yangın söndürme sistemlerinden tamamen farklı bir konsepttir.

Yangın başlaması ile patlamanın kaçınılmaz olacağı ortamlarda amaç, yangını söndürmek değil, yanma ve patlama risklerinin ortadan kaldırılması, bir başka deyişle kritik seviyelerin altında bir işletme şartının sürekli sağlanmasıdır.

Yangın üçgeninin veya patlama pentagonunun bir ayağının ortadan kaldırılması-engellenmesi. (Koruyucu bakım ve eleman eğitimleri dışında alınması gereken önlemler burada belirtilmektedir.)

Ortamların kritik seviyelerde olup olmadığının gözlenmesi:

Gerçek anlamda patlama risklerinin, uzman mühendislik bilgisi ve yeterli ekipmanlarla ölçülebilmesidir.

CO ve O2 gaz analizleri ile, sıcaklık ve basınç değerlerinin tam güvenilir bir şekilde sürekli olarak gözlenebilmesi ile, önlemler alınabilir.

Detaylı bilgi için; http://santa.com.tr/ROBECCO.htm web sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İnertizasyon :

Bir başka deyişle ortamın; yanma ve patlama riskleri oluşmadan, durağan halde tutulması,  bunu yaparken, mevcut en ileri teknoloji ve bilgi birikiminin kullanılması güvenlik açısından hayati önem taşımaktadır.

Detaylı bilgi için; inertizasyon web sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz.

Tetik kaynaklarının engellenmesi :

Sisteme demir parçalarının girmesini önleyici metal detektörlerin yerleştirilmesi.

Kopma ve parçalanma riskinin asgari seviyede tutulması amacı ile kaynak işlerinde kalite standartlarının göz ardı edilmemesi.

Elektrikli elemanların ve montajlarının yeterli standart ve kalitede yapılmasının sağlanması.

Kömür sistemine beslenen kömürün, sıcaklığının kontrol edilerek, risk oluşturabilecek seviyede olan kömürlerin engellenmesi.

Duruşlar ve devreye alımlarda özel dikkat gösterilmesi

Statik elektrik riskleri için, topraklamanın uygun şekilde yapılması

İşletmenin kömür öğütme tesislerine sigara ve açık ateşle yaklaşılmasının önlenmesi.

Çevreye dikkat edilmesi :

Toz toplanmalarına, kaçaklarına, dökülmelerine dikkat edilmesi.

Çalışma alanında bulunan kömür tozu ve yanıcı malzemelerin temizlenmesi.

Toz tutma ekipman ve malzemelerin tasarımları, uygulamaları ve bakımlarına dikkat gösterilmesi gerekmektedir.

Ekipman Tasarımları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler :

Ekipmanlarda riskleri  asgari seviyelere indirecek tasarım ve ekipmanların seçilmesi, bu seçim yapılırken gerekli standartların, kapasitelerin aranması önemlidir.

Detaylı bilgi için http://santa.com.tr/korumali-silolar.htm web sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz.

Öğütülmüş kömür ile ilgili ekipmanların özelliklerine göre birçok yanma ve patlama tehlikeleri bulunmaktadır.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, yanma ve patlama olaylarına has özelliklerinin, önlemlerin bilinmesi ve etkin önleyici sistemlerin kullanılması ile bu tür olaylar kolaylıkla ve güvenle önlenebilmektedir.

İnertizasyon sistemi adı altında kurulan “Yangın Söndürme” ekipmanlarında kullanılan CO2 tüpleri ile “sıvı” CO2  nin kömür sistemine enjekte edilmesi ile meydana gelen statik elektrik tetik kaynağını oluşturarak önemli bir risk yaratır.
Böylece; gerek yeterli kapasite ve basınç sağlanamazken, gerekse, sistemi korumak için kurulan ekipmanların kendileri, başlıca birer tehlike kaynağını oluşturmaktadır. *

Bakınız : EIGA (pdf 34 KB)
European Industrial Gases Association – Safety Newsletter
Avrupa Endüstriyel Gazlar Kurumu – Yayını :
Avrupa Endüstriyel Gazlar Kurumu’nun yaptığı açıklamalarda; inertizasyon amacı ile CO2 kullanılması esnasında, iş güvenliği birimlerine ulaşan birçok raporda, içinde  öğütülmüş kömür gibi yanma özelliği olan malzemelerin bulunduğu ekipmanlar ve stok tanklarında patlamalar nedeni ile birçok ölümcül iş kazalarının meydana geldiği belirtilmektedir.
EIGA ya göre bu tür uygulamalarda, asla sıvı ve süper kritik halde CO2 kulanılmamalıdır.